Sağlıklı Beslenme, Sağlıklı, Kilo, Beslenme

Kek Tarifleri

Pasta Tarifleri


Fal Bakma, Fal Bak, Tarot Falı
 


ORGANİK GIDA NEDİR?


Tohumundan ekimine, hasadından, depolanmasına, satışına kısaca tüketiciye ulaşana kadar kimyasal ilaç, hormon, katkı maddesi ve sentetik kullanılmayan, genetik müdahale olmaksızın temiz çevrelerde üretilen ve sertifika kuruluşları tarafından her aşamada kontrol edilen ürünlerdir.

Organik Gıdalar yetiştirilirken böcek ilaçları, yapay gübreler, hormonlar, antibiyotikler, koruyucular kullanılmaz.

ORGANİK TARIM NEDİR? NASIL YAPILIR?




Organik tarımda kimyasal zirai mücadele ilaçları, koruyucular ve kimyasal gübre kullanılmaz. Üretimin her aşaması uluslararası denetleme kuruluşları tarafında kontrol edilip sertifikalandırılır.

Organik tarımın temel kuralları var:

* Organik tarım yapılacak arazinin ana yollara uzaklığı 1 kilometreden fazla olmalı.
* Arazinin ağır sanayi tesislerine, reaktörlere, hidrolik ve termik enerji santrallerine, maden işletmelerine, kentsel atıkların toplu olarak bırakıldığı alanlara uzaklığı 3 kilometreden fazla olmalı.
* Organik tarım bir sertifikasyon kuruluşunun denetiminde yapılmalı.

Organik Tarımı sadece bir "Tarım Yöntemi" olarak ele almak yetersiz kalıyor. Organik Tarım bir yöntem olmaktan çok bir felsefe ve yaşam tarzı. Organik Tarımla uğraşanlar toprağın "canlı" olduğunu kabul ediyorlar, daha çok ürün üretmek yerine daha kaliteli ürün üretmeyi hedefliyorlar.

ORGANİK ÜRÜN ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREK?
Organik ürünlerde, iki logo olması gerekir.

Bu logolardan biri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ekolojik ürün logosudur.

Organik gıdalarda ürünün etiketinde olması gereken diğer logo ise yetkili firmalar tarafından verilen sertifikadır.

Bu iki logo aldığınız ürünlerde , insan sağlığını tehdit eden girdi ya da tekniklerin kullanılmadığını garanti eder.
"Doğal", "Hormonsuz", "Hakiki", "Köy ürünü", "Saf", gibi tanımlamalar ürünün organik olduğunu göstermez.

Organik ürün satan mağazalar ürünün sertifikasını tüketiciye göstermek zorunda. Organik ürün nerede satılırsa satılsın etiketlerdeki numaralardan üreticiye ulaşmak mümkün.


DAVOS'TA BESLENME ZİNCİRİ TARTIŞILDI


Davos Zirvesinde dünya beslenme zinciri masaya yatırıldı. Toplantıda, enerji fiyatlarına gelen artış, Bio-yakıta artan talep, obezitedeki artış ve hızlı tüketim malzemelerindeki daralma sebebiyle küresel bir beslenme zinciri oluşturmanın faydalı olacağı tavsiye edildi.

Yapılan toplantıda şunlar ele alındı:

- Yiyecek maddelerinin seri üretimden elde ediliyor olması, ucuz yiyeceğe olan talep, beslenme zincirlerini sürdürülebilir olmaktan çıkarttı. Buna en iyi örnek fast food dünyasının patatesi. Bu pazara yeteri kadar patates sunabilmek adına yapılan seri üretim teknikleri patatesin genetik yapısını bozuyor ve çok gereksiz enerji tüketimine yol açıyor.

- Yukarıda belirtilen seri üretim ile üretilmiş genetiği değiştirilmiş besinler, "çok yiyen ama az beslenen" bir toplumun oluşmasına sebep oluyor.

- İklimlerin değişmesi beslenme zincirinin tekrar gözden geçirilmesi için bir diğer sebep. Su kaynaklarının azalması, sera gazlarının etkileri düşünüldüğünde üretim için daha iyi zirai teknolojiler geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

- Seri üretimdeki büyük şirketler, hissedarlarını memnun etmekle çevreye karşı sorumlu üretim yapmak arasında sıkışmış durumdalar. Çevreye karşı sorumluluk kısa vadede daha çok masraf anlamına geliyor.

- Tüketiciler ise, gittikçe artarak çevreye duyarlı ve sürdürülebilir ürünlere yöneliyorlar. Panelistlerden birisi, özellikle Ingiltere'deki organik ürün pazarını sınırlayan faktörün tüketici talebi değil yeterli üretim olmadığı bilgisini veriyor.

- Yiyecek üretimi artan enerji maliyetleri ve çevresel planlama çerçevesinde yeniden yapılandırılması gerekiyor ve malesef bunun kısa vadedeki sunucu masraflardaki artış olarak gözlemleneceği belirtiliyor. Bir katılımcı Dünyamız için kötü şeyleri üretmek yakın gelecekte doğal olanından daha pahalıya mal olacağını ön görüyor.

- Sonuç olarak, önümüzdeki en büyük hedefin sürdürülebilir bir besin zincirini daha geniş kitlelere yaymak olduğu bildiriliyor.

Sağlık Bakanlığı: Dondurmalara dikkat!


Yeterli ve dengeli beslenme için her gün tüketilmesi gereken süt ve süt ürünleri grubunda yer alan dondurmanın; protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D, E vitaminleri, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineralleri içerdiği belirtilen açıklamada, bu gıdanın yapımında sütün yanı sıra şeker, çeşitli meyveler, çikolata, kakao, fındık, fıstık, karamel, glikoz şurubu, bitkisel yağ, süt yağı, salep, kıvam vericiler, doğal ve doğala özdeş aromaların kullanılabildiği kaydedildi.

"Ancak sağlıklı bir dondurma ve buzlu gıda üretiminde kullanılan bu tür katkı maddeleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından izin verilen Türk Gıda Kodeksi'ne uygun katkı maddelerini içermelidir" uyarısına yer verilen açıklamada, besleyici değeri yüksek bir gıda olsa da sağlıklı koşullarda üretilmemiş veya saklanmamış dondurmaların sağlığı tehdit eder hale gelebileceğine işaret edildi.

Bu nedenle sağlık koşullarına uygun ortamda üretilen, gerektiği şekilde korunan ve sağlıklı ambalajlarda satışa sunulan dondurma ve buzlu içeceklerin tüketilmesi, bu tür besinlerin güvenilir olmayan yerlerden satın alınmaması gerektiği bildirildi.
       
Web Tasarım Web Tasarım, Izmir, Google ReklamReklamTurk
Balçova İZMİR